+ Yorum Gönder
Öğretim ve Edebi Türler Bölümünden Ezop masallarından örnekler ile ilgili Kısaca Bilgi
  1. DOLUNAY
    Özel Üye


    Ezop masallarından örnekler





    Ezop masallarından örnekler Forum Alev
    Ezop masallarından örnekler


    AİSOPOS – MASALLAR


    Binlerce yıldır, birbirinden çok farklı kültürlerin ve milyonlarca insanın, uzun süreli etkilendiği, peşinden gittiği yüzlerce kitap var. Ömer Türkeş, "dünyayı değiştiren" bu kitapların öyküsünü çıkarıyor.

    AİSOPOS – MASALLAR
    Dünyanın bütün coğrafyalarında, bütün kültürlerinde rastlarız hayvan masallarına. Belki ilk insan topluluklarının hayatlarında önemli bir yer tuttuklarından, ya da insanoğlunun anlattıkları hikayelerde kendilerini gizlemek ihtiyacından, hem Batı hem Doğu kültürlerinde karşılaştığımız ilk masallar hep hayvanlara dairdir. Eski Yunan’da hayvan masallarının geçmişi İ.Ö. VIII. yüzyıla kadar ulaşır. Bilinen ilk masal anlatıcısı ise, Yunan kültüründe efsane mertebesine yükselen Aisopos’tur.
    Tıpkı Homeros gibi Aisopos’un da hiç yaşamamış, anonim bir kişilik olduğu söylenmekle birlikte, biz Herodotos’a kulak vermeyi tercih edeceğiz. Buna göre Aisopos, İ.Ö.VI. yüzyılda Sisam’da yaşamıştı. Firavun Amasis’in iktidarına denk düşen bu yıllarda, Aisopos bir soylunun kölesiydi ve Delphoi’de öldürülmüştü. Herodotos’un kesinlik taşıyan ifadelerine rağmen, Eski Yunan’ın büyük tarihçileri arasında Aisopos’un doğum yeri konusunda bir anlaşmazlık yaşandığını söyleyebiliriz. Kimine göre Frigya, kimine göre Trakya’dır onun vatanı. Ölüm şekli ve nedeni de tartışma konusur, ama kısa boylu ve çirkin olması ile Delphoi’de öldürüldüğü herkesçe kabul edilir.
    Anonim anlatılar
    Eski çağlardan günümüze gelen pek çok metin gibi, Aisopos’un masallarının da elimize ilk hallerinden çok farklı bir biçimde ulaşması doğaldır. Atina’da İ.Ö.V.yüzyıldan sonra hemen her yazar ve filozofun övgü ile söz ettiği Aisopos, her hayvan masalının sahibi kabul edilmiştir. Mesela kendisinden çok önce söylendiği bilinen “Kartal ve Tilki” masalı da bunlardan biridir ve İ.Ö.III. yüzyılda Demetrios tarafından kaleme alınan ilk Aisopos derlemesinde yer almıştır. Ancak günümüze kadar ulaşan ilk derleme İ.S.I. yüzyıl tarihini taşır ve Latincedir.
    Sonraki yüzyıllarda da devam eden masal derlemeciliği, manzum ve nesir olmak üzere 350 masala ulaşır. Ne var ki Yunan ve Roma uygarlıklarında sevilen bir anlatı olan hayvan masallarının kimlerin kaleminden çıktığını kesin bir biçimde saptamak mümkün değildir. Ahlaki değerleri öne çıkaran bu masallardaki Hıristiyan inanışından kaynaklanan motifler, masalların çağlar boyunca nesilden nesile, metinden metine aktarıldığının kanıtıdır.
    “Hayvan masalları halkın sevdiği bir edebiyat türüdür. Bundan dolayı halkın, hayatta nasıl davranılması gerektiği konusundaki düşünceleri dile getirirler. Bu düşünceler ile Yunan ve Roma filozoflarının ahlak bakımından kusursuz olma çabası ve erdemli davranma ideali konusunda ileri sürdükleri görüşler arasında hemen hiç bir ilgi yoktur. Masal yazarlarının benimsenmesini istediği erdemler, hayatı daha kolay ve rahat hale getiren; kişilerin çıkarlarına uygun düşen, bağlılık, minnettarlık, ılımlı davranma, boyun eğme ve çalışkanlık gibi sosyal erdemlerdir. Masallarda kimi zaman gerçek bir ahlak dersi verilmez; başkalarının davranışlarından çıkarılmış açıkgözlülük ve sakınganlık öğütleri verilir. Bunlar kimi zaman ahlaka aykırı bir nitelik bile taşıyabilir. Ne var ki, bugün için, “Aisopos’un Masalları”, her şeyden önce, insanlığın ortak malı bir bilgeliği dile getiren ve yüzyıllardır kültür alanında etki gösteren klasik belgeler olarak ilgimizi çekiyor”.
    Aşağıda bu masallardan seçtiğimiz bazı örnekler var:
    Bülbül İle Kırlangıç
    Kırlangıç bir gün bülbülü bulmuş, “Bak, ben insanların çatıları altına yuvamı kuruyor, orada yaşıyorum sen niye gelmezsin?” diye sormuş. Bülbül, “Eski dertlerimi hatırlayıp yeniden dertlenmek istemem de onun için ıssız, ücra yerlerde yaşarım”, demiş.
    Bir kimseyi bir kere bahtı vurup yaraladı mı, o kimse artık o yerden, gönlünde yara açmış o yerden de kaçmak ister; bu masal onu anlatıyor.
    Balıkçı İle İrili Ufaklı Balıklar
    Bir balıkçı ağını denizden çekip iri balıkları tutmuş, kumun üzerine sermiş ama ufak balıklar, delikleri arasından kaçıp kurtuluvermişler.
    Fukara kısmı bir işten kolayca sıyrılır ama herkeslerin zengin diye bildiği kimseler tehlikeyi çabuk atlatamazlar.
    Tilki İle Ejderha
    Tilki bir gün uyuyan bir ejderha görmüş: “Boy dediğin böyle olmalı işte!” deyip kendi de onun yanına yatmış, uzamaya çalışmış; o kadar çabalamış ki sonunda geberivermiş.
    Kendinden büyüğe benzemeye kalkmanın hali böyle olur işte. Hem umduğuna erişemez, hem de kendi kendini yok eder.
    Ayı İle Tilki
    Ayının biri, “Ben insanları severim; ölülerini yemiyorum işte,” diye böbürleniyormuş. Bir tilki bunu duymuş; şöyle demiş; “Keşke ölülerini parçalasan da dirilerine dokunmasan’”
    Bu masal, iki yüzlülük içinde yaşayan, boşuna böbürlenen gözü doymazların foyasını meydana vurur. Diogenes İle Kel
    Kel kafalının biri yolda köpeksi feylesof Diogenes’i görmüş, başlamış küfürler savurmağa. Diogenes, “Ben de sana uyup ağzımı mı bozacağım? Tanrılar korusun! Ben senin saçlarını öveyim. Ne iyi etmişler de o kötü kafanın üstünde durmayıp dökülmüşler!” demiş.

    MASALLARDAN ÖRNEKLER:

    Kurt ile At


    :Kurdun biri bir tarladan geçiyormuş, boydan boya arpa görmüş. Kurt ne yapsın arpayı? Yiyemez ki! Bırakıp gitmiş. Yolda Önüne bir at çıkmış. Onu görünce: “Ben de seni arıyordum/’ demiş; “şurada arpa buldum, ama yiyemedim, sana sakladım, bayılırım senin dişlerinin gıcırtısına. Gel, sen ye, ben de seyredeyim.” At kanmamış bu sözlere: “Yahu,” demiş, “ben kurtları bilmez miyim? Sen arpa yiyebil-seydin karnını doyurmak zevkini bırakır da kulaklarının zevkini düşü*nür müydün?” demiş.yaratılışlarından kötü olanlar, kendilerine iyilik ediyormuş gibi bir süs verseler de gene kimseyi kandıramazlar,


    Tilki ile Üzümler:


    Tilki çok acıkmış ve bir bağa girmiş. Üzümlerin iştah açıcı görüntülerine bakarak, karnını doyurmak İstemiş. Ancak, bîr türlü yetişip de, o güzelim üzümlerden koparıp yiyememiş. Bu sefer de, “önemli değil canım, nasıl olsa hepsi ekşiydi”demiş.Elde edemediğimiz bir şeyi kötülemek, çok kolaydır.

    Adam ile Aslan:


    Bir adam ile bir aslan birlikte yolculuk ediyorlarmış. Hangisinin daha cesur ve güçlü olduğu konusunda tartışmaya başlamışlar. Yolda, bir aslanı boğan bir adam heykeline rastlamışlar. “Görüyor musun?” demiş adam, aslana, “Bu heykel, insanın daha üstün olduğunun en iyi kanıtı değil mi?”“O senin yorumun” diye cevap vermiş aslan, “O heykeli bir aslan yapsaydı, aslanın pençesinde en az yirmi insan olurdu.”











  2. Alev
    Özel Üye

    Ezop masallarından örnekler Makalesine henüz yorum yazılmamış. ilk yorumu siz yapın


Sponsor Bağlantılar
+ Yorum Gönder

Hızlı Cevap Hızlı Cevap


:
ezop masallarından örnekler,  ezop masallarına kısa örnekler,  ezop masalları örnekleri
5 üzerinden 3.67 | Toplam : 3 kişi